son er, son erkek
son er, son erkek
dinin övüncü
uçsuz bucaksız, geniş, sınırsız
nurlu, ışıklı, aydınlık
Tanrım Yehova'dır
temizlik, saflık, masumiyet
ışık, parlaklık, aydınlık
övülmüş, methedilmiş
iyilik, bağış, lütuf
yerleşen, yerleşmiş, mukim
Türklerin yaşadığı yer, Türk yurdu
durmuş, sabit, hareketsiz
duran, sabit kalan
er ol, yiğit ol
sağlam, güçlü, dayanıklı
ay gibi kutlu
bir ol, bir oğul
olgun, yetkin, eksiksiz
er gibi dal, yiğit dal
tek, yalnız, ferdi
toplama, bir araya getirme
doğan, doğmuş, doğum
kavga, mücadele, çatışma
uzun boylu, yakışıklı denizci
sancak sahibi, general
genç deve, erken kalkan
yükselmek, tırmanmak
kainat, alem, dünya
gökyüzü ile yeryüzünün birleştiği çizgi
erişti, ulaştı, vardı
doğru, gerçek, vefalı
sembol, işaret, alamet
toplanma günü, hafta günü
dinin şerefi
zafer kazanan, galip
güzel, yakışıklı
yeni doğmuş, yeni
öz kan, asil kan
dua eden, niyaz eden
dost, yardımcı, ermiş
şükreden, minnettar
hoşnutluk, memnuniyet
dinin güzelliği
büyüklük, heybet, güç
güzellik, yakışıklılık
çok ışıklı, parlak, nurlu
bilen, anlayan, irfan sahibi
yiğit han, kahraman hükümdar
kasırga, şiddetli fırtına
kurtuluş, necat